Ankara sıcağında klima arızasının servise geliş cümlesi hep aynıdır: “Gaz bitmiştir, basıverin.” Oysa klima gazı benzin gibi tükenen bir şey değildir — kapalı devrede durur. Gaz azaldıysa bir yerden kaçıyordur; ölçmeden gaz basmak, delik lastiğe hava basıp yola çıkmaktır.
| Belirti | Öncelikli şüpheli |
|---|---|
| Az soğutuyor, eskisi gibi değil | Gaz miktarı düşük (yavaş kaçak), kirli kondenser, dolu polen filtresi |
| Aralıklı soğutuyor (bazen buz, bazen sıcak) | Kompresör kavraması, basınç sensörü, fan kademesi |
| Hiç soğutmuyor, kompresör devreye girmiyor | Gaz kritik seviyede (sistem kendini korumaya alır), kompresör, elektrik |
| Rölantide sıcak, seyirde soğuk | Kondenser fanı çalışmıyor |
1) Basınçlar ölçülür (alçak/yüksek taraf) → 2) UV boyalı gaz veya azotla kaçak testi → 3) Kaçak varsa parça/conta onarımı → 4) Vakum + doğru gramajda dolum (her aracın etiketinde gram yazar; “göz kararı” dolum kompresörü yorar) → 5) Çıkış sıcaklığı ölçümüyle doğrulama. Sadece gaz basılan klima birkaç haftada aynı noktaya döner; üstelik kaçan gazla birlikte sistemin yağı da gider — kompresörün ölüm sebebi budur.
Kompresör devreye girerken “klak” sesi normaldir; devreye hiç girmiyorsa elektrik-sensör-gaz üçgeni kontrol edilir. Kavraması aşınan ya da içten yorulan kompresör metal talaşını sisteme dağıtır — bu durumda sadece kompresör değil, kurutucu ve genleşme valfi de yenilenir; yoksa yeni kompresör de kısa ömürlü olur. Rölantide soğutmayan klimada ise ilk bakılacak yer kondenser fanıdır.
Kaçak testi + performans ölçümüyle nedeni netleştirelim.