Sabah ilk çalıştırma: motor birkaç saniye (bazen bir-iki dakika) dikiş makinesi gibi tıkırdıyor, sonra susuyor. Bu sesin klasik sahibi hidrolik iteceklerdir — supap boşluğunu yağ basıncıyla otomatik alan küçük pistoncuklar. Gece boyunca yağları süzülür; ilk saniyelerde 'boş' çalışır, dolunca susarlar.
İtecekler nadiren 'bozulur'; çoğunlukla kirli veya yanlış yağdan tıkanır. Uzatılmış aralıklar vernik bırakır, yanlış viskozite (gereksiz kalın kış yağı!) ilk saniyelerde dolumu geciktirir (viskozite dersi). Reçetenin ilk maddesi bu yüzden hep aynıdır: doğru normda taze yağ + kaliteli filtre (aralık kuralları). Çoğu tıkırtı, bir-iki doğru yağ periyodunda kendiliğinden yumuşar.
İtecekler tek tek dinlenir (stetoskopla silindir ayrımı), gerekirse külbütör açılıp gözle kontrol edilir; ölü itecekler takım hâlinde yenilenir — tek tek değişim, kalanların sırayla arıza vermesine davetiyedir. Ama önce ucuz olanı deneriz: bu ses, motorun 'yağıma bak' deme biçimidir ve çoğu zaman istediği sadece budur.
Yağ durumu + ses karakteri: itecek mi, başka bir şey mi — netleştirelim.