İç aynanın arkasındaki o siyah kutu, aracın gökyüzüne bakan gözüdür: yağmur-ışık sensörü. Farları karanlıkta açar, sileceği yağmur şiddetine göre hızlandırır. Sustuğunda iki konfor birden gider — ve arızasının en klasik tetikleyicisi, tahmin edilenin aksine sensörün kendisi değildir.
Sensör, cama optik jel pedi ile yapışır: ışığın camdan sensöre kesintisiz geçmesi için aradaki hava tamamen dışlanmalıdır. Bu ped yaşlanınca, aşırı sıcakta kabarcıklanınca ya da cam değişiminde sensör yeni pede oturtulmayınca sensör 'buğulu gözlükle' bakar: yağmuru geç görür, hiç görmez ya da güneşte sileceği çalıştırır. 'Cam değişti, silecek delirdi' vakalarının neredeyse tamamı budur (cam işleri dosyası).
Jel pedi yenileme + doğru oturtma, vakaların çoğunu bitirir; ünite arızasında sensör değişip cihazla kodlanır. Silecek tarafı mekanik de aksıyorsa silecek dosyasıyla, far tarafı için far rehberiyle birleştirip tek seansta kapatırız. Otomatik sistemler konfordur — ama görüş güvenliğin ta kendisi olduğu için, 'nasılsa elle açarım' ertelemesini önermeyiz.
Jel pedi yenileme ve kalibrasyon; cam değişimi sonrası sorunların klasik çözümü.