Pompadaki fiyat farkı ortada: LPG, benzinin yaklaşık yarı fiyatına satılıyor. Buna rağmen 'taktırayım mı?' sorusunun cevabı herkes için evet değil — çünkü denklemde montaj maliyeti, motor uyumluluğu, tüketim artışı ve bakım kalemleri de var. Hesabı duygusuz yapalım.
LPG benzine göre ~%10-15 daha fazla tüketilir (enerji yoğunluğu düşüktür); yani gerçek tasarruf pompa farkının tamamı değil, km başına %35-40 civarıdır. Kaliteli bir sıralı sistem montajı + ruhsat işlemi maliyetini bu tasarrufla bölünce kural ortaya çıkar: yılda 15 bin km üzeri yapan sürücüde sistem 1-1,5 yılda kendini öder; yılda 8-10 bin km yapan sürücüde amortisman 3 yıla uzar ve mantık zayıflar. Aracı 1-2 yıl içinde satmayı planlayanlar için de hesap çoğu zaman tutmaz.
LPG'li araç iki yakıt sistemli araçtır: gaz filtreleri (10-15 bin km), buharlaştırıcı bakımı, 10 yılda bir tank değişimi ve her muayene öncesi sızdırmazlık raporu takvime eklenir (LPG bakım yazısı). Bagajda stepne yuvasına giren tank stepneyi tamir kitine çevirir; kapalı otopark kısıtları da bazı sitelerde hâlâ gündemdir. Bunlar caydırıcı değil, hesaba katılacak kalemlerdir.
Taktırın: Yılda 15 bin km üzeri, port enjeksiyonlu motor, uzun sahiplik planı, kaliteli marka montaj bütçesi varsa. Taktırmayın: Az km, direkt enjeksiyonlu yeni araç, kısa sahiplik veya 'en ucuz montajcı' planı varsa — çünkü LPG'de tekleme ve gaza geçmeme şikâyetlerinin büyük kısmı gazdan değil, kötü montaj ve ayarsız sistemden çıkar. Dönüşümü yetkili, TSE belgeli bir noktada yaptırın; sonrasındaki bakım ömrünü bize emanet edin.
Dönüşüm sonrası bakım, subap ayarı takibi ve LPG arızaları — tek adreste.